Ömer Sabri KURŞUN
• 13/6/2009 - Beslenmenizi test edin...
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU Beslenmenizi test edin... "Doğru besleniyor muyum?" Hepimiz bu soruyu kendimize sık sık sorarız. Yiyip içtiklerimiz "sağlıklı mı, çok mu, az mı, içinde yeteri kadar vitamin, mineral, antioksidan var mı, kilo aldırır veya zayıflatır mı?" diye merak ederiz.
İyi beslenmek, lezzetli, güzel, keyifli şeyler yiyerek bedenimizin ihtiyaçlarına cevap verebilmek gerçekten de çok ama çok önemlidir. "Nasıl besleniyorum" sorusunun yanıtını öğrenmek istiyorsanız aşağıdaki testten yararlanabilirsiniz.
1- Günde kaç öğün yiyorsunuz?
- İki: 1 puan
- Üç: 3 puan
- Daha fazla: 5 puan
2- Kahvaltıda genelde ne yersiniz?
- Yulaf ezmesi, kahvaltılık gevrek ve yağsız süt: 3 puan
- Zeytin, yağsız lor peyniri, salatalık, domates, yeşil biber: 5 puan
- Kahvaltı yapmıyorum: 1 puan
3- Ana yemeğiniz hangisidir?
- Balık, hindi ya da tavuk, haşlanmış et ya da yağsız kırmızı et (sığır, dana eti): 4 puan
- Zeytinyağlı sebze, yoğurt, salata: 5 puan
- Sakatat, yağda kızarmış şinitzel, sosis: 0 puan
4- Ana yemeğinizde en fazla porsiyonu hangisi alıyor?
- Et veya balık: 1 puan
- Sebzeler, salatalar, zeytinyağlılar: 5 puan
- Dengeli bir biçimde ikisinin karışımı: 3 puan
5- Yemeklerinizde hangi çeşit yağ kullanıyorsunuz?
- Margarin, tereyağı: 1 puan
- Ayçiçeği yağı, mısırözü yağı: 3 puan
- Zeytinyağı, kanola yağı: 5 puan
6- Hangi sıklıkta balık yiyorsunuz?
- Yılda iki: 1 puan
- Ayda iki: 3 puan
- Haftada iki: 5 puan
7- Hangi sıklıkla taze meyve yiyorsunuz?
- Günde bir: 3 puan
- Günde birkaç kere: 5 puan
- Hergün değil: 1 puan
8- Her gün ne kadar sıvı alıyorsunuz?
- Üç bardak: 1 puan
- 6 bardak: 3 puan
- Daha fazla: 5 puan
9- Susadığınızda hangi içecekleri tercih ediyorsunuz?
- Meyve suyu, limonata: 3 puan
- Su, çay, taze veya konsantre meyve suyu: 5 puan
- Kahve, bira, kola: 1 puan
10- Hangi sıklıkta yemeğinize tuz ekersiniz?
- Seyrek: 4 puan
- Sıklıkla: 1 puan
- Hiç: 4 puan
11-Sigara içiyor musunuz?
- Hayır: 5 puan
- Evet, günde 5 taneden fazla değil: 3 puan
- Evet, günde 5 taneden fazla: 1 puan
12- Hangi sıklıkla egzersiz yapıyorsunuz?
- Düzenli (Haftada en az iki): 5 puan
- Düzenli değil ama merdiven çıkma, yürüyüş: 3 puan
- Çok nadir: 1 puan
13- Hangi sıklıkta alkollü içecek alıyorsunuz?
- Bira, şarap ya da alkollü kokteyller
- Her gün: 1 puan
- Haftada 3-5 kez: 3 puan
- Özel durumlar hariç, asla: 5 puan
14- Genellikle nasıl yemek yersiniz?
- Koşuşturma içinde: 1 puan
- Vakit ayırarak: 6 puan
- TV seyrederek: 1 puan
15- Ne zaman yemek yersiniz?
- Arkadaşlarımla birlikte (aç olmasam bile): 1 puan
- Sadece aç olduğumda öğün saatlerinde: 5 puan
- TV seyrederken, okurken ve kızgın olduğumda: 0 puan
Değerlendirme
65-80 puan: Tebrikler. Ne yediğinizin farkındasınız, sağlıklı besleniyorsunuz.
40-65 puan: Beslenmeniz fena değil! Biraz daha gelişmesi ise sizin elinizde. Daha fazla meyve, sebze ve buğday ürünleri yemeye çalışın. Yağ konusundaki seçimleriniz yanlış. Bu seçimler kolesterol seviyenizi yükseltecektir. Ana yemeğe gelince, et yerine sebzeyi tercih edin.
40- daha az: Beslenmenizi gerçekten hiç ciddiye almıyorsunuz. Bir sürü sağlık sorunu yanlış beslenmeden kaynaklanır. Durumunuzu hemen gözden geçirin!
* Avusturya’nın önde gelen beslenme uzmanı Profesör Kurt Widholm ve Diyetisyen Monika Kach’dan yararlanılmış ve bazı değişiklikler yapılmıştır.
Dörtlü bir takım kurun
Eksiksiz bir sağlıklı yaşam biçimi programı uygulayabilmek dört temel dayanağı doğru oluşturmanızla mümkün olabiliyor: Doğru beslenme, düzenli egzersiz, düzenli, yeterli ve kaliteli uyku, dengeli, stres düzeyi düşük bir ruhsal yaşam. Tam ve eksiksiz bir sağlıklı yaşam programının tecrübeli ve kaliteli bir sağlık desteği almayı gerektirdiğini de unutmamalısınız.
Bu, "entegre" bir sağlık programıdır. Modern batı tıbbının, geleneksel tamamlayıcı tıp programlarıyla (meditasyon, masaj, yoga, akupunktur, aroma terapi, homeopatik destekler, osteopatik uygulamalar...) uygulandığı, beden, ruh ve aklın işbirliğini sağlayan ve güçlendiren çağdaş bir tıp konseptidir.
Mamografi sırasındaki ağrı nasıl azaltılabilir
Mamografi çekilirken memelerin röntgen cihazında sıkıştırılması sırasında bazen çok ağrı duyulabilir. Özellikle yoğun memeleri olanlarda iyi görüntü alabilmek için fazla basınç uygulamak gerekebilir. Bu ağrının azaltılması için ilk şart, röntgen incelemesinin adetin hemen bitiminde, göğüslerin gevşediği dönemde yapılmasıdır.
418 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada kadınlara sorulduğunda yüzde 54’ünün ağrıdan korkarak mamografilerini aksattığı tesbit edilmiştir. Kadınlara filimden önce değişik ağrı kesiciler verildiğinde rahatlama olduğu, ancak lidokain isimli bir lokal anestezik jelin işlem öncesi memeye sürüldüğünde hissedilen ağrıda azalma olduğu görülmüştür.
Wellness daha iyi bir hayat demektir
Wellness (sürekli sağlıklılık, iyilik hali) bir yaşam biçimidir. İdeal bir sağlığa kavuşmak ve bunu devam ettirmek, stresinizi kontrol altında tutmak, rahatlamak ve iyi uyumak wellness yaşam biçimi için gerekli olan bileşenlerdir. Uzun vadeli bir kazanç elde etmek istiyorsanız bu aktiviteleri ve felsefesini yaşam tarzınız ve alışkanlıklarınızla birleştirmelisiniz.
Hayat dediğiniz iyi olmalıdır. Dengeli iyilik hali, zihnin ve vücudun doğal durumudur. Dengeli bir vücut enerji dolu ve sağlıklı, dengeli bir zihin açık ve yeni deneyimlere hazırdır.
Menopoz döneminde neden kilo alınır
Menopoz döneminde daha önce kilo problemi olmayan kadınlar bile kilo alabilmektedir. Hormon düzeylerindeki değişme ile metabolizma hızı genellikle azalır. Bu durumu fark edene kadar aynı yiyecekleri aynı miktarda yemek size işte bu yüzden kilo aldırır. "Aynı şeyleri yesem de kilo alıyorum, neden" sorusunun yanıtı budur. Peki ya fiziksel aktivite? Bu dönemde metabolizmanızı hızlandırmak için yapılacak hafif egzersizler menopoz dönemine özel bir beslenme planını mükemmel bir şekilde destekleyecektir. Bu dönemde size özel olarak hazırlanacak bir beslenme programının içeriği kemik ve kalp sağlığınızı korumaya yönelik olmalıdır. Bununla birlikte bazal metabolizma hızınızın hesaplanarak hazırlandığı bir beslenme programı artan kilolarınızla baş etmenize yardımcı olacaktır.
Çalışanlar için yaz tarifleri (2)
1. Malzemeler: Patlıcan, kabak, kuru soğan, domates, sarmısak, zeytinyağı, yoğurt.
Patlıcan, soğan ve kabakları tost makinesinde ızgara olarak pişirin. Domatesi doğrayın ve tavada ısıtın, içine baharat ekleyebilirsiniz. Izgara sebzelerin üzerine sarmısaklı yoğurt ve domatesi ekleyin. En son 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağını da ekyin.
2. Malzemeler: Semizotu, sarmısaklı yoğurt.
Semizotu salatasını da düşünebiliriz ama önceden ayıklanmadıysa zaman alabilir.
3. Malzemeler: Yumurta, sarmısaklı yoğurt, kırmızı toz biber-salça, zeytinyağı.
Cılbırı hepiniz bilirsiniz. Hem basit hem de lezzetlidir.
Yumurtaları kaynar su içine kırın, pişince süzgeç yardımı ile alın. Üzerine sarmısaklı yoğurt ve toz kırmızı biber veya salça ile yağını hazırlayın ve dökün.
|
 Yorum(yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
 ###################################
|
• 29/4/2009 - Metabolizma yavaşlığı ne anlama geliyor ?
METABOLİZMA28/4/2009 -
Sürekli diyet yapmanıza rağmen kilo veremediğinizi ya da çok az verdiğinizi düşünüyorsanız bu yazıyı dikkatle okumalısınız.
15-20 yıl öncesine göre daha az yemenize, pastaları, kurabiyeleri, sütlü tatlıları ve gece kaçamaklarını çoktan unutmanıza rağmen karın ve kalça çevreniz gittikçe genişliyorsa bu yazıyı bir kez daha gözden geçirmenizde fayda var!
Hastalarımın çoğu verilen kilo programını uygularken çok dikkatlidir. Önerdiklerimizden fazlasını yemezler. Önerilerimize dikkatle uymalarına karşın fazla kilolarından istedikleri hızda kurtulamaz, üzülür, bunalırlar. Sebep çoğu kez aynıdır: Metabolizma yavaşlaması!
Metabolizma hızının en kısa ifadesi, bedeninizin aldığı besinleri enerjiye dönüştürme ve bu enerjiyi kalori olarak yakma kapasitesidir. Metabolizmanız hızlı çalışıyorsa, aldığınız besinler kolayca enerjiye dönüştürülecek, eksiksiz olarak yakılacaktır. Eğer metabolik hızınız yavaşsa, yaşlanmanın doğal sonucu olarak yavaşladıysa ya da bir hastalık sonucu metabolik hızınız düşmüş ise bedeninizin besinleri enerjiye ve kaloriye değiştirme yeteneği de bozulacaktır. Sonuçta yakılmayan fazla kaloriler artan kilolarınızdır.
METABOLİZMA YAŞLANDIKÇA YAVAŞLIYOR
Yaşlandıkça metabolik hızınızın yavaşladığı doğrudur. 30’lu yaşları takiben vücudunuz her 10 yıllık dönemde yüzde 2-4 daha az enerji yakmaya başlar. Kadınlarda menopoz, erkeklerde andropoz gibi hormonal faktörlerin araya girmesi ise metabolizmanızı daha da yavaşlatacaktır. Kadınlar erkeklerden daha az kalori yakarlar. Bu nedenle metabolizması düşen kadınlarda kilo kontrolü erkeklere oranla daha güç hale gelir ve erkeklerden zaten fazla olan vücut yağ yüzdesi daha da artar.
Diğer taraftan bedensel aktivitenin yaşlandıkça azalması, kas kitlesinde de azalmaya ve yağ depolarında artmaya neden olur. Siz yaşlandıkça aktivitenizi artıracağınız yerde azaltırsanız kas miktarınız o denli azalır. Ne kadar az kasınız olursa aktiviteniz de paralel olarak azalacaktır. Yani zamanla bu iki durum birbirini besler ve bir kısırdöngü ortaya çıkar: Zayıf kaslar, azalmış aktivite, artmış yağlar, artmış kilolar ve daha da azalan metabolik hız.
AEROBİK EGZERSİZLERLE HIZLANIYOR
Bu kötü zinciri nasıl kıracaksınız? Metabolizmanızı hızlandıran ilk anahtar düzenli bedensel aktivitedir. Eğer yaşamınızda önemli bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız, aktivitenizi artırmak ilk sırada yer almalıdır. Eğer daha az kilo almak istiyorsanız daha çok egzersiz yapmalı, daha çok kas kitlesine sahip olmalısınız. Ortalama metabolik hızınızı artırarak daha fazla kalori yakmalısınız. Egzersiz metabolizmanızın en iyi güvenli dostudur.
Metabolizmayı hızlandıran egzersizlerin öncelikle aerobik olması gerekir. Yağlarınızı yakabilmek için mutlaka oksijene ihtiyacınız vardır. Bu nedenle hangi egzersizi yaparsanız yapın o egzersiz süresince rahat soluk alıp verebilmeli, egzersiz arkadaşlarınızla nefes nefese kalmadan sohbet edebilmelisiniz. Kalp hızınızı mevcut hızından dakikada ortalama 20 civarında artıran ritmik yürüyüşler metabolizmanızı hızlandırmanın en iyi yoludur.
BAZI HORMONLARLA BOZULUYOR
Eğer aerobik egzersizleri ağırlık kaldırma gibi dayanıklılık antrenmanları ile desteklerseniz daha da başarılı olursunuz. Dayanıklılık antrenmanları ile hem aerobik aktiviteye oranla daha fazla kalori yakarsınız hem de kas kütlenizi artırarak vücudunuzun enerji tüketen dokusal rezervini çoğaltır, gece uyurken bile kalori yakarsınız!
Düşük metabolizma hızının sorumlusu bazen de hormonal yetersizliklerdir. Tiroit hormonu yetersizliği bunun en iyi bilinen örneğini oluşturur. Tiroit hormonu yetersizliği ileri düzeyde olduğunda "Hipotiroidi" olarak isimlendirilen sağlık sorununu ortaya çıkarır. Hipotiroidide düşük metabolizma hızına bağlı hızlı kilo alma, hastalığın halsizlik, yorgunluk, kabızlık, unutkanlık gibi diğer birçok belirtilerine eşlik eder.
Çok hafif düzeydeki tiroit bezi yetmezliğinde ise metabolik hızdaki düşme ve bunun sonucunda oluşan kilo verme güçlüğü bazen ilk ve tek belirtidir. Bu nedenle kilo verme programları başlatılırken, özellikle zor kilo verip kolay kilo alanların tiroit hormonu yetersizliği yönünden dikkatlice incelenmesi gerekir.
KESİN SAKLAYIN
Metabolizmayı hızlandırma rehberi
Kilonuzu kontrol etmede güçlük çekiyor musunuz? Eğer yeterince kalori kısıtlaması yaptığınızdan ve gereği kadar aktif bir yaşam sürdürdüğünüzden eminseniz metabolizmanızı biraz ateşlemeyi deneyin. İşte size kolay uygulanabilir bazı öneriler:
1. Tiroidinizi kontrol ettirin: Tiroit bezinin normal çalışmaması kilo almanızı kolaylaştırır. Guatr sorunu olanların önemli bir kısmında tiroit bezi yeterli tiroit hormonu üretemez. Normalden daha az tiroit hormonu vücudun normalden daha az enerji yakmasına neden olur. Tiroit bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroit bezi hormonlarının ölçülmesi yeterli olacaktır.
2.Yürürken daha hızlı değil daha uzun mesafelere gidin: Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yakıt (yağ depolarınız) harcayacağından emin olabilirsiniz.
3.Gezinmek yerine, ciddi bir yürüyüş yapın: Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri katetmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla katetmek ise daha da iyidir.
4. Yemek sonrası kısa yürüyüşler yapmayı unutmayın: Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji) ve daha çok yakıt tükettiği biliniyor. Yemek sonrası yürüyüşlerin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden yararlanın.
5.Öğün atlamayın: Yavaş ve uzun süre çiğneyerek yemeyi deneyin.
6.Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir.
7. Doktorunuz tarafından önerilmeyen ilaçları kullanmayın: Zayıflamak adına yosun hapları, detoks likidleri, tiroit ekstreleri, amfetamin, sibutramin, efedrin gibi maddeleri kullanmamaya özen gösterin.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
|
 Yorum(yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
 ###################################
|
• 28/4/2009 - Yaz meyveleri sağlık iksiri
Yazın artan meyve ve sebze çeşidinden yararlanmakta fayda var. Yazı, hem daha sağlıklı geçirin, hem de ideal kilonuzu koruyun...
Antioksidan etkisi...
Karpuz, kansere karşı koruyucu özelliği olan A ve E vitaminlerinden daha etkili laykopen içeriyor. Domatesin içindeki laykopen ise, antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azaltıyor.
Günde 6-7 öğün
Yaz aylarında meyve ve sebzeler günde 6-7 öğün tüketilmeli. Başta kanser, kalp hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları gibi bir çok hastalığın önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlık gibi hastalıkların engellenmesinde meyve ve sebzeler büyük rol oynuyor.
Günde 6-7 öğün tüketmeli
• Yaz aylarında meyve-sebze çeşidindeki artışlardan yararlanmak gerekiyor. Uzmanlar yaz aylarında meyve ve sebzeler günde 6-7 öğün tüketilmesi gerektiğini söylüyor. • Başta kanser, kalp hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları gibi bir çok hastalığın önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlık gibi hastalıkların engellenmesinde meyve ve sebzeler büyük rol oynuyor.
Yeşil biber antioksidan • Yeşil biber, maydanoz, çilek, erik gibi meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan C vitamini de antioksidan. • Yumurta, süt ve türevleri, havuç, kayısı gibi besinlerde bulunun A vitamini ve tahin, kurubaklagil, fındık, badem gibi yağlı tohumlarda bol miktarda bulunan E vitamini antioksidan. Bu gıdaların özellikle yaz aylarında sıkça tüketilmesini öneriyoruz.
Yaz meyve ve sebzelerinin vücuda yararları...
Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzümü bol bol tüketilmeli.
Karpuz: Karpuzun içerdiği laykopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptandı. İçindeki beta karoten adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksek. Domates: Domates özellikle laykopen yönünden zengin. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmekte. Bol miktarda A ve C vitamini içerir. Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum ve potasyum içerir. Şeftali: Bol miktarda A ve C vitaminlerini içerir. Yaz meyve ve sebzelerinin vücuda yararları... Üzüm: Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzümü bol bol tüketilmeli.
Karpuz:
Karpuzun içerdiği laykopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptandı. Kayısı:
İçindeki beta karoten adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksek. Domates:
Domates özellikle laykopen yönünden zengin. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmekte. Biber:
Bol miktarda A ve C vitamini içerir. Çilek:
Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum ve potasyum içerir. Şeftali:
Bol miktarda A ve C vitaminlerini içerir.
Yazın ne kadar sıvı almalı?
• Yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte vücuttan ter ile öncelikle sıvı, potasyum ve sodyum gibi bir çok minerallin kaybedilir. • Yazın sıcaklarında etkisiyle vücutta fazla su kaybı meydana gelmesi sonucunda bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri baş gösterebilir. • Özellikle yaz aylarında terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde 2.5-3 lt. su içilmeli. Yine yaz aylarında egzersiz ve spor yapılırken kış aylarına göre daha fazla sıvı kaybı yaşanacağı için egzersize başlamadan 15 dk. önce 1-1.5 bardak, egzersiz sırasında ise 10-15 dakikada bir yarım bardak su içilmesini tavsiye ediyoruz. • Ancak unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta ise aşırı su tüketiminin getireceği zararlar. Vücudun ihtiyacından fazla su tüketmesi böbreklerin zarar görmesine ve vücutta ödem oluşmasına neden olabilir.
Yazın beslenirken bunlara dikkat!
• Kızartmalar, aşırı yağlı gıdalar, sakatatlar yerine ızgara, buğulama, haşlama olarak hazırlanmış, yağı alınmış etleri tercih ediniz. • Bağışıklık sistemi, zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırmada görevli Omega-3 yağ asitlerini içeren balığı haftada 2 kez tüketiniz. • Kışa göre tabaklarınızda ki yemek porsiyonlarını daha küçük tutunuz. • Kan şekerinin hızla yükselip, hızla düşmesine sebep olan yağlı, şekerli, ağır tatlılar yerine protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de zengin olan dondurma veya sütlü tatlıları tüketiniz. • Karbonhidrat (şeker)kaynağı olarak yağlı, kızartılmış, ağır olan hamur işleri yerine kan şekerinizi daha iyi düzenleyen kepek ekmek, bulgur, kepekli makarna gibi gıdaları tüketiniz. • Yağ oranı yüksek gıdalar yerine barsakların çalışmasını kolaylaştıran, doygunluk veren salata, tam buğday ekmeği, sebze yemekleri, meyve gibi posalı gıdaları tercih ediniz. • Serinlemek için çok tükettiğimiz gazlı, şekerli, kafein içeren içecekler yerine taze sıkılmış meyve suyu, soda ve bol su tüketiniz. Fazla tüketilen kafein kalp çarpıntısı, uykusuzluk, huzursuzluk gibi sağlık problemlerine neden olur. • Alkol tüketilecekse rakı, votka gibi yüksek alkol ve kalori içeren besinler yerine kırmızı şarap tüketebilirsiniz.
|
 Yorum(yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
 ###################################
|
• 28/4/2009 - Beş büyük diyet günahı
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Bazı diyetlerin içerikleri ve kurguları nedeniyle tehlikeli olabilecekleri biliniyor. Bu diyetleri yapanların başına olmadık işler gelebiliyor.
Bazı diyetlerin içerikleri ve kurguları nedeniyle tehlikeli olabilecekleri biliniyor. Bu diyetleri yapanların başına olmadık işler gelebiliyor.
Metabolizmaları bozuluyor, hormonal dengeleri altüst oluyor, ruhsal sorunlar ortaya çıkıyor. Kilo vermek bir yana, kilo almaya başlayanlar bile oluyor. İşte bu nedenle bazı diyet önerilerini daha işin başında reddetmeniz, “diyet günahlarından uzak durmanız” gerekiyor.
BİZ NE YAPIYORUZ?
Sağlıklı, etkili ve kalıcı kilo verme programlarının bilimsel kurallar dışında hiçbir özelliği yok! Kişiye özel beslenme ve aktivite dizaynları yapıyor. Bu planları yaparken sağlıklı beslenmenin iki ana ilkesinden (çeşitlilik ve denge) asla taviz verilmiyor. Kilo programı boyunca her besine yer vermeye çalışılıyor (çeşitlilik), protein/karbonhidrat/yağ unsurlarını belirli oranlar içinde (denge) diyete yerleştirmeye gayret ediliyor, “kişiye özel” bir kalori kısıtlaması yapılıyor. Bunu yaparken biyolojik yapınız, metrik ölçüleriniz, ekonomik durumunuz, ağız tadınız, işiniz, yaşınız, cinsiyetiniz dikkate alınıyor. Ayrıca arka plandaki sağlık sorunları da (ister psikolojik, ister metabolik/hormonal olsun) çözümleniyor.
SORUNU FAZLA BÜYÜTMEYİN
Yaşasın Hayat uzmanları diyet günahlarını araştırdılar ve reddedilmesi gereken diyet önerilerinin kısa bir listesini yaptılar. Listeyi dikkatle okumanızı öneririm. Diyet yapmak, fazla kilolardan kurtulmak, incelip hafiflemek duygusunun depreştiği bu kıpır kıpır bahar günlerinde vereceğiniz 2-3 kilo için mutlaka herhangi bir programa uymanızın şart olmadığını da hatırlatırım. Hepimiz birazcık düşününce “nerede hata yaptığımızı” anlayabiliriz. Mesela biraz abarttığımız alkolü azaltarak, akşam sofralarımızı azıcık küçülterek, tatlılardan biraz uzak kalarak, porsiyonlarımızı küçültüp sık aralıklarla bir şeyler yiyerek, ekmeği, pirinç pilavını, fastfood ürünleri sınırlayarak, aç kalmayarak ve her sabah 20-30 dakikalık sıkı yürüyüşler yaparak hafif bir kilo fazlalığı sorununu kendimiz de çözebiliriz. Özetle kilo kaybedeceğim derken sağlığınızı kaybetmemeye ve “diyet gazisi” olmamaya dikkat etmenizde fayda var.
İşte o günahlar
1. AÇ KALMAK: Eğer bir kilo kaybı planı sizi aç bırakıyorsa önemli bazı sorunlar yaşayacaksınız demektir! Aç bırakan diyetler kısa vadede kilo verdirseler bile uzun vadede verilen kilolar fazlasıyla geriye alınıyor. Sık aralıklarla yemeyi önermeyen diyetlerin metabolizmayı yavaşlattığı, yağ yerine kasları yaktığı, plana kalıcı bir uyumu zorlaştırdığı biliniyor.
2. ALETLERDEN MEDET UMMAK: Eğer size önerilen sağlıklı bir kilo kaybı programı ise üç ana unsur (tıbbi tedavi, diyet programı, aktivite planlaması) dışında hiçbir desteğe ihtiyacınız olmaz. Mezoterapi, lipoliz, yağ kırma, lazerle yağ parçalama, lipomasaj gibi ilgi uyandırıcı sözcüklerle size tavsiye edilen hiçbir teknolojik ya da kimyasal uygulamanın kilo kaybı yapacağını gösteren bilimsel bir çalışma yok.
3. HAPLARLA ZAYIFLAMAK: Bazı diyet planları faydasız ya da neredeyse yok denecek kadar az olduğu kanıtlanmasına rağmen kilo kaybını hızlandıracağını iddia ettikleri besin desteklerini mutlaka kullanma eğilimindedir. Çok özel koşullar dışında krom ve biraz da yeşil çay özleri dışında kilo kaybına destek olabilecek, etkili ve kalıcı sonuçları olan herhangi bir doğal destek yok. Krom ve yeşil çayı kullanın ama bunların da yararının sınırlı olacağını unutmayın, eczanelerde satılanlarını, güvenilir firmalar tarafından üretilenlerini tercih edin.
4. POPÜLER DİYETLERE İNANMAK: Her diyet listesi şu veya bu şekilde ortalama 500-700 kalori kadar bir enerji kısıtlaması yaptığı için sağlıklı, bilimsel olsun olmasın mutlaka az veya çok bir kilo kaybı sağlar. Ne var ki paket listeler, size özel hazırlanmamış planlar kısa bir süre geçmeden işlememeye başlar. Ek olarak sağlığınızı da bozar. Eğer biri size sadece hazırladığı diyet listesiyle kilo sorununuza yardımcı olabileceğini vaat ediyorsa bu öneriyi elinizin tersiyle itmekten hiç çekinmeyin. Çünkü “her diyet herkese uymaz”.
5. SADECE DİYETE ODAKLANMAK: Eğer kilo fazlalığınız sağlıklı kilonuzun yüzde 10'undan daha fazlaysa doktorunuza görünmeden, onun onayını almadan herhangi bir kilo kaybı programına başlamamanızı öneriyoruz. Özellikle kilo sorunu ideal kilosundan yüzde 20 daha fazla olan biriyseniz başlayacağınız programda mutlaka doktor denetimi de olmak zorundadır.
Fazla egzersiz adetten kesebilir mi
Günümüzde hareketsiz yaşamın sıkıntılarını çekmekteyiz. Vücuda ve yaşa uygun düzenli bir egzersizin ise ne çok faydalı olduğu tartışılmaz bir konudur. Bununla birlikte aşırı egzersiz yapan kişilerde adet kesilmelerine de şahit olmaktayız. Bilimsel araştırmalarda kadın atletlerin yüzde 25'inin adet görmediği, normalde bu oranın yüzde 2-5 arası olduğu belirlenmiştir. Bunun nedenleri araştırılırken bir dizi hormon testi yapıldığında yumurtalık fonksiyonlarını idare eden hormonların azaldığı, bunun sebebinin de bu hormonları düzenleyen ghrelin isimli diğer bir hormonun seviyelerinde yükselme olduğu görülmüştür. Aynı zamanda östrojen ve testesteron seviyeleri de düşük bulunmuştur. Anorexia nevroza denilen ve enerji açığı yapan yemek yememe hastalığında da ghrelin yüksek bulunmuş ve bu hastalarda da adetten kesilme görülmüştür.
|
 Yorum(yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
 ###################################
|
• 28/4/2009 - Sağlıkta bahar temizliği zamanı.
Sağlıkta bahar temizliği zamanı
Bu sabah size iyi bir teklifim var: Gelin bugünden başlayarak hayatınızı birazcık değiştirin. Size hayatı sağlıklı ve keyifle sürdürmenin bazı ipuçlarını aktaracağım. Eğer hayatı ıskalamak istemiyorsanız bir kez daha deneyin. Yaşam ve yaşlanma hakkındaki görüşler derinden değişiyor, neredeyse sessiz bir devrim gerçekleşiyor. Gelin bu "bahar temizliği" ne hayır demeyin.
BU sabah gazetenizi elinize daha kahvaltıyı yapmadan aldıysanız, güne ılık bir bardak su içerek başlayın. Suyun içine birkaç dilim limon, birkaç yaprak nane atarsanız keyfiniz daha da artacaktır. Bugünden itibaren kahvaltınızı da yavaş yavaş farklılaştırmaya başlayın. Kendinize her zamankinden farklı olarak ceviz, kayısı, meyveli yoğurt ağırlıklı bir kahvaltı hazırlayın. Meyveli yoğurdu hazır almak yerine, yarım yağlı bir yoğurdun içine taze meyve dilimleri koyarak sizin yapmasını tavsiye ederim.
Eğer işiniz evinize yakınsa bugün işe yürüyerek gidin. Uzak bir yerde çalışıyorsanız, dolmuştan, otobüsten birkaç sokak önce inin, son 15-20 dakikalık bir mesafeyi yürüyerek gidin. İş yerinizde herkese günaydın demeyi ve gülümsemeyi de ihmal etmeyin. Bugünün farklı bir gün olduğunu ve bundan sonra her şeyin daha farklı olacağını hissedin, hissettirin. İşinize daha bir keyifli sarılın. Dinlenme aralıklarında bilgisayara dalıp gitmek yerine, arkadaşlarınızla sohbet edin. Araştırmaların tümü işyerinde mutlu bir çalışma ortamı oluşturanların daha uzun ve sağlıklı yaşadıklarını gösteriyor.
Yalnız yemek yasak!
Bugün daha çok gülün ve gülümsemeyin. Bu değişimi de kalıcı alışkanlık haline getirmeye gayret edin. Konuşurken de, düşünürken de (hatta gergin ve sinirli hissettiğiniz zamanlarda bile) gülümsemekten vazgeçmeyin.
Bugün öğle yemeğini sakın ofisinizde yemeyin! Hele hele masanızda yalnız başına yemek yemeyi asla düşünmeyin! Öğle yemeğini dostluklarınızı geliştirmek ve kendinizi ödüllendirmek için fırsat zamanlarına çevirin. Hafif ama güçlü protein kaynaklarına yönelin. Olanağınız varsa ızgara balık veya balık buğulama, haşlanmış ya da ızgara et-tavuk deneyebilirsiniz. Protein ihtiyacınızı karşılamak için peynir, yoğurt, hatta ayran bile iyi seçimlerdir. Öğle yemeklerinize ne yapın edin bir gökkuşağı salatası eklemeyi de ihmal etmeyin. Salatanızın içinde kırmızı-yeşil biber, havuç ve domates mutlaka olsun. İkinci bir yemek ısmarlayacaksanız o da zeytinyağlı olsun. Öğle yemeğinde alkol almayın. Alsanız bile bir kadeh şarap ile sınırlayın. Yemeği kısa kesip en yakın parkta biraz yürüyebilirseniz yatırımınızın değeri daha da artacaktır.
Bugün akşam işten çıkarken eve iş götürmeyin. Zamanınız varsa akşamüzeri de yine biraz yürümeyi ihmal etmeyin ya da eşinizle dışarıda bir yerde buluşup biraz sohbet etmeyi deneyin. Sohbetinize ekmek içi balık, peynirli ya da ton balıklı bir sandviç veya bir parça peyniri katık bile edebilirsiniz.
Akşam yemeğiniz hafif olsun. Bu akşam yemeği erken yemeye, yemekten önce biraz egzersiz yapmaya gayret edin. Akşam yemeğini eşiniz (ve dostlarınızla) hayatı paylaştığınız keyif zamanları haline getirmeyi unutmayın. Alkol almamak, alsanız bile abartmamak koşuluyla bu yemeği bazen biraz uzatmanızda fayda bile olabilir. Kötü haberleri izlemek, korku filmleri seyretmek, karmaşık siyasi senaryoların tartışıldığı programlarla ruhunuzu didiklemek yerine, eğlenceli bir film veya dizi izlemeyi tercih edin. Mutlaka televizyon izlemek zorunda da değilsiniz. Kitap okumak, eşinizle sohbet etmek, hatta sevişmek gibi (!) seçimler de var.
Motivasyonun önemi
Yatmadan bir saat kadar öncesi alacağınız hafif bir duşun, dinleyeceğiniz keyifli bir müziğin, ruhunuza hediye edeceğiniz inanç yolculuklarının, huzur odaklanmalarının, gözünüzün önünden geçireceğiniz iyi ve güzel anıların size mükemmel bir uyku sağlayacağını da aklınızdan hiç çıkarmayın.
Bu yeniliklerin hiçbiri zor şeyler değil. Böyle bir sistemi binlerce farklı değişiklikle süslemeniz de mümkün. Bu değişiklikler sadece bir şeye bağlı: Motivasyon. Eğer isterseniz sadece başarmakla da kalmaz bu değişimleri kalıcı hale getirebilirsiniz.
Başta da söylediğim gibi sizi iyileştiren şeyler sadece yiyip içtikleriniz, verdiğiniz kararlar değildir. Sizi siz yapan temel faktörlerden biri ve belki de en önemlisi motivasyonunuz ve bunu sürdürme becerinizdir.
Gelin bu teklifi ciddiye alın.Ciddiye almakla da kalmayın hayatınızın bir parçası yapın.

|
 Yorum(yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
 ###################################
|
• 28/4/2009 - Domuz gribi kapımıza dayandı...
28 Nisan 2009
ABD ve Avrupa’ya sıçrayan Meksika kökenli domuz gribi paniği büyüyor. Meksika'da ölü sayısı 152'ye çıktı. Dünya Sağlık Örgütü alarm seviyesini 4'e çıkardı. İsviçre'de trenle taşınan virüs konteyneri patladı, ülkede panik başladı.
Domuz gribi Meksika'da 152 can aldı. Diğer ülkelrde görülen vakalarda henüz ölüm açıklanmadı.
ABD Başkanı Barack Obama’nın Meksika ziyareti sırasında el sıkıştığı arkeoloji uzmanının birkaç gün sonra grip benzeri semptonlardan ölmesi üzerine ’grip yoksa biyolojik silah mı’ diye komplo teorilerinin üretilmesine yol açtı. İŞTE RAKAMLARLA SON DURUM
ÜLKELER | ÖLÜ SAYISI | KESİNLEŞEN VAKA | ŞÜPHELİ VAKA | MEKSİKA | 152 | 18 | 1600 | ABD | 0 | 51 | 0 | KANADA | 0 | 6 | 0 | İSPANYA | 0 | 1 | 26 | AVUSTRALYA | 0 | 0 | 19 | Y. ZELLANDA | 0 | 0 | 10 | İSVEÇ | 0 | 0 | 5 | İNGİLTERE | 0 | 2 | 0 | ALMANYA | 0 | 0 | 3 | İSRAİL | 0 | 0 | 2 | FRANSA | 0 | 0 | 4 | NORVEÇ | 0 | 0 | 1 | G. KORE | 0 | 0 | 1 | DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ, ALARM DÜZEYİNİ 4. EVREYE ÇIKARDI Dünya Sağlık Örgütü (WHO), domuz gribini 1 ila 6 arasında derecelendirdiği salgın evreleri sıralamasında alarm düzeyini 3. evreden 4. evreye çıkardı. İsviçre'nin Cenevre kentinde saatlerce süren acil toplantının ardından WHO Başkan Yardımcısı Keiji Fukuda, düzenlediği basın toplantısında, ilk olarak alarm düzeyini 3'ten 4'e yükseltme kararının alındığını söyledi. Fukuda, virüsün kimi ülkelere de yayılmış olması nedeniyle domuz gribinin kontrol altına alınamayabileceğini bildirdi.WHO ayrıca, gribin yayılmasını durdurmak için sınırların kapatılması tavsiyesinde bulunmadığını, henüz yolculuk kısıtlamalarının gerekli olmadığını açıkladı. Örgütün alarm düzeyini 4. evreye çıkarması, hastalığın en az bir ülkede insandan insana geçtiği anlamına geliyor.
İSVİÇRE'DE TRENLE TAŞINAN VİRÜS KONTEYNERİ PATLADI
Zürih'te toplanan domuz gribi numunelerinin, Cenevre'deki İsviçre Ulusal Salgın Merkezi'nde incelenmeleri için yerleştirildikleri konteyner, trenle nakliyesi sırasında patladı. 61 yolcunun da bulunduğu trende "virüs konteynerinin" patlamasıyla 2 kişi hafif yaralandı. Zürih-Cenevre hattında bekletilen trenin etrafında sıkı güvenlik önlemleri alındı. Tren ancak birkaç saat sonra yola devam edebildi.
Patlamada yaralanan 2 kişiye virüsün bulaşıp bulaşmadığı açıklanmadı. Patlamanın, konteynere yerleştirilen kuru buz basıncında bir artıştan kaynaklandığı belirtildi. Ancak olay tüm ülkede panik yarattı.
SALGIN OLURSA 7.5 MİLYON KİŞİ ÖLECEK
Semptomları nedir?
İnsan gribiyle aynı belirtiler, yani öksürük, ani ateş, başağrısı, kas ağrıları şeklinde başlar. Ağır olanlarında zatürre, çoklu organ yetersizliği ve ölüme kadar gidebilir.
Tedavi edilebilir mi?
Meksika ve ABD’deki hastaları Tamiflu ve Relenza adlı antibiyotiklerin şu ana kadar başarıyla tedavi ettikleri görüldü.
Salgın ne kadar kötü olabilir?
Dünya Sağlık Örgütü, dünya çapında bir salgının başgöstermesi halinde iyimser tahminle 7.5 milyon kişinin ölebileceğine dikkat çekiyor.
Hastalık domuz etinden mi geçiyor? Et 70 derecenin üzerinde sıcaklıkta pişirilince virüs ölüyor. Hastalık insandan insana solunum yoluyla geçiyor.
Hastalık yayılıyor
Domuz gribi salgınının merkezi Meksika’da vaka sayısı 1614’e çıktı. Bu hastalıktan öldüğüne inanılanların sayısı ise 149’u buldu. ABD’de domuz gribi teşhisi konulan 28 hastanın ölüm tehlikesi bulunmadığı açıklandı.
Avrupa’ya sıçradı
Avrupa’da doğrulanan ilk vaka olarak İspanya’ya Meksika’dan dönen 8 şüpheli hastadan birine domuz gribi teşhisi konuldu. İngiltere’de ilk kez 2 domuz gribi vakası belirlendi. Bu kişiler Glasgow yakınındaki Airdrie’deki hastanede karantina altında tedaviye alındı.
Meksika tecridi
Dünyanın birçok ülkesi vatandaşlarını Meksika’ya gitmemeleri konusunda uyarıyor. İtalya Sağlık Bakanlığı, "Meksika’ya gitmeyin, zorunlu değilse ABD’ye de gitmeyin" diyence, binlerce rezervasyon iptal edildi. Çin ve Sırbistan, Amerika ülkelerinden domuz alımını durdurdu.
|
 Yorum(yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
 ###################################
|

Anasayfa Yap Ömer Sabri KURŞUN
 
sitene ekle

DİKKAT!!!! Bu blogda yayınlanan tüm eserler; (altında alıntı yazılmamış veya "(a)"işaretini belirtmemişse) blog yazarına aittir. İzin alınmadan tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz,kopyalanamaz,çoğaltılamaz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz... Sitede yayımlanan yazıların,şiirlerin,resimlerin vs. her türlü emtianın izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
|
|
|
Hakkımda
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer...
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir...
Çünkü kimin kimi yiyeceğine...
"suyun akışı" karar verir!

E-posta bağlantım : E-Posta Gönder 
Bu sayfada
Dakika 
Saniye
Misafirim oldunuz
Bağlantılarım
• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• Blog RSS
•
Kategorilerim
Arkadaşlarım
|
Bilgi ve Duyuru ============================
Anıtkabir Özel Defteri
|
Ömer Sabri KURŞUN Reklam yayınları alanı ============================
______________________________________________
______________________________________________
BİRGÜN ÖĞRENİRSİN GERCEK DOSTUN OLMADIĞINI, BİR GÜN ÖĞRENİRSİN SEVGİNİN NE KADAR ANLAMSIZ OLDUĞUNU,BİR GÜN ANLARSIN ÖLÜM ACISINI. AMA SEVDİKLERİN VERDİĞİ ACIDAN DAHA ACI OLDUĞUNU ÖGRENİRSİN,O ZAMAN İSYAN EDERSİN KADERE… Ö.S.KURŞUN
| |